AmcanınSitesi
Ana Sayfa / Hikâyeler
Hey gidi günler

Amcanın Hikâyeleri

Bazıları olduğu gibi, bazıları biraz süslenmiş. Hangisi hangisi, amca da tam emin değil. Çayını al, otur.

Eski kırmızı araba
Tavanında kasa taşıyan kırmızı araba
Yolculuk

Yedi kişi, bir karpuz, bir kırmızı araba

Okuma süresi 3 dakika

Bayram sabahı saat dörtte kalkılırdı. Anneannem “trafik olmadan çıkalım” derdi, o zaman trafik diye bir şey yoktu ama olsun. Arabaya yedi kişi binerdik: ön koltukta babam, annem ve kucağında en küçük kardeşim, arkada biz dördümüz, bir de teyzem.

Tavandaki kasaya babamın bağladığı karpuz her virajda bir sağa bir sola yuvarlanırdı. Her yuvarlandığında hep bir ağızdan “karpuz!” diye bağırırdık. Beş saatlik yol böyle geçerdi.

Köye vardığımızda karpuz hâlâ sağdı. Onu dedem kesti, hepimiz bahçede yedik. O günden beri hiçbir karpuz o kadar tatlı gelmedi.

Sardunyalı balkon
Mahalle

Mahallenin ilk televizyonu

Okuma süresi 2 dakika

Karşı apartmanın üçüncü katındaki Nazmi Bey mahallenin ilk televizyonunu aldığında, balkonunun altı sinema salonuna döndü. Nazmi Bey iyi adamdı, televizyonu cama doğru çevirirdi.

Biz aşağıda, kaldırımda, minderlerin üstünde oturup yukarıyı seyrederdik. Ses gelmezdi tabii. Hikâyeyi kendimiz uydururduk, herkes başka bir film izlemiş olurdu.

Yıllar sonra aynı filmi sesli izledim. Bizimki daha güzeldi.

Teldeki güvercinler
Çocukluk

Kırılan cam ve dürüst çocuk

Okuma süresi 2 dakika

Sokakta top oynarken bakkal Nuri'nin babasının camını kırdık. Herkes bir anda kayboldu, ben kaldım. Kaçacak yer bulamadığımdan değil, top benimdi.

Kapıyı çaldım, “camı ben kırdım” dedim. Nuri'nin babası yüzüme uzun uzun baktı, sonra içeriden bir bardak çay getirdi. “Otur,” dedi, “camı birlikte takacağız.”

O akşam cam takmayı öğrendim. Bir de şunu: doğruyu söyleyene çay ikram edilir.

Duvarda oturan sarı kedi
Kediler

Pamuk kaybolduğunda

Okuma süresi 2 dakika

Geçen kış Pamuk üç gün ortalıkta görünmedi. Mahallenin yarısı onu aradı. Berber Cemil dükkânın camına ilan astı, kütüphaneci hanım çocuklarla sokak sokak dolaştı.

Dördüncü gün Pamuk, sanki hiçbir şey olmamış gibi Nuri'nin bakkalının önünde uyurken bulundu. Meğer kazan dairesinde sıcakta keyif yapıyormuş.

O gün anladım ki bir kedi kaybolunca mahalle bulunur. Herkes birbirini tanıdı, çaylar içildi, Pamuk da hiç oralı olmadı.

Albümden

Hikâyelerin fotoğrafları

Senin de bir hikâyen var mı?

Mahallene dair bir anı yaz

Beğenilenler, senin izninle ve adın değiştirilerek burada yayımlanır.

Hikâyemi gönder